Girişim Sermayedarının Değişen Rolü: Yatırımcıdan Mentora Evrim
Uzun yıllar boyunca girişim sermayedarı dendiğinde akla gelen ilk şey, şirketlere sermaye sağlayan, maddi kaynak sunan yatırımcı figürüydü. Oysa girişim ekosistemlerinin gelişim hızı arttıkça ve rekabet daha sofistike hale geldikçe, girişim sermayedarlarının rolü de kaçınılmaz olarak dönüştü.
Türkiye Büyürken Tarım Sektörü Küçülüyor
2025 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi, geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 oranında büyüme kaydetti. Ancak aynı dönemde tarım sektörü %3,5 daraldı. Buna karşılık inşaat %10,9, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise %5,6 oranında artış gösterdi.
🔍 Dealroom’un 2025/26 Global Tech & VC raporunu sizin için inceledik.
Öne çıkan bulgular şöyle:
• 2025 değer yaratımında kırılma yılı oldu: Küresel teknoloji şirketlerinin toplam değeri %29 artarak 55 trilyon dolara ulaştı.
• Girişim sermayesi geri döndü — ama daha disiplinli: Küresel VC yatırımları %27 artışla 434 milyar dolara çıktı.
• Yapay zekâ yatırımın merkezine yerleşti: 2025’te 198 milyar dolar, yani küresel VC’nin neredeyse yarısı AI alanına aktı.
• Mega turlar geri geldi: 2 milyar dolar üzeri 19 yatırım turu, ağırlıklı olarak AI altyapısı ve frontier modellerde gerçekleşti.
• Sermaye daha da yoğunlaştı: ABD küresel VC’nin %65’ini, Bay Area ise scale-up yatırımlarının %46’sını topladı.
• Likidite M&A ile açıldı: 2025’te teknoloji M&A exit’leri 131 milyar dolarla rekor kırdı, IPO’lar ise hâlâ sınırlı.
• 2026’ya girerken mesaj net: Yapay zekâ bitmedi — endüstrileşiyor. Yeni yarış alanı compute + enerji
Bir Girişim Sermayesi Yatırımı Nasıl Değer Üretir?
Küresel ekonomi tarihsel bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Dijitalleşme, yapay zekâ, iklim teknolojileri ve veri temelli üretim modelleri yalnızca sektörleri değil, ülkelerin rekabet anlayışını da kökten değiştiriyor. Bugün ekonomik büyüme; doğal kaynaklardan ya da ucuz iş gücünden değil, yenilik üretme kapasitesinden besleniyor. Bu yeni dönemde sermayenin yönü de değişmiş durumda.
Geleneksel yatırım araçlarının ötesine geçen girişim sermayesi yatırımları, yeniliği ekonomik değere dönüştüren en stratejik finansman modellerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye açısından bakıldığında ise Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF), yaratıcı yıkım ekonomisinin hızlanmasını sağlayan, teknoloji tabanlı kalkınmanın temel yapı taşlarından biri haline geliyor.
Peki bir girişim sermayesi yatırımı gerçekten nasıl değer üretir? Bu değer yalnızca finansal getiriyle mi sınırlıdır, yoksa ülke ekonomisini dönüştüren daha geniş bir etki alanına mı sahiptir?