Servet Yıldırım’ın “Ekonominin Halleri” köşesinde, bireysel emeklilik fonlarının Türkiye’deki girişim sermayesi ekosistemine kazandırdığı ivme değerlendirildi. 2016’da Otomatik Katılım Sistemi kapsamındaki emeklilik fonlarının girişim sermayesi fonlarına yüzde 1 ile yüzde 5 arasında yatırım yapabilmesine olanak tanıyan düzenlemenin, risk sermayesi piyasasının kaderini değiştiren yapısal bir adım olduğu belirtildi. Bugün girişim sermayesi fonlarındaki yaklaşık 25 milyar liralık büyüklük doğrudan bireysel emeklilik fonlarından geliyor.
Yazıda görüşlerine yer verilen Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, devlet katkı payının yüzde 20’ye düşürülmesini sektör açısından kritik bir gelişme olarak niteledi ve performansa dayalı bir model önerdi: “Girişim sermayesi fonlarına yüzde 5’in üzerinde yatırım yapanlara yüzde 30 katkı devam etsin gibi kademeli bir sistem uygulanabilir. Böylece hem yatırımcı teşvik edilir hem sektör desteklenmiş olur.”
Kılıç, girişim sermayesi fonlarının artık yalnızca getiri odaklı bir finansal araç değil, dönüşüm dönemlerinde bir tür sigorta mekanizması olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı: “Dünya artık tüm sektörlerde bir yıkım dönemine girdi. Bu dönemi doğru yönetemezsek sadece ticaret yapan bir ülke olarak kalırız; oysa değer üreten bir ülkeye dönüşmemiz gerekiyor.”
Haberin yer aldığı yayınlar