NB Ekonomi’nin 13 Ekim 2026 tarihli nüshasının 17. sayfasında yayımlanan “Suyun görünmeyen maliyeti yatırımın yeni adresi oldu” başlıklı dosyada, Ecofolio CEO’su Dr. Melek Demiray ve Loopyon Kurucusu Faik Baykuş, Türkiye’den çıkan bir teknolojinin su tasarrufu, üretim verimliliği ve küresel büyüme potansiyelini anlattı.
Haberde, iklim krizi derinleştikçe suyun yalnızca korunması gereken doğal bir kaynak olmaktan çıkıp tarımın, sanayinin ve yatırım dünyasının geleceğini belirleyen stratejik bir ekonomik değere dönüştüğü vurgulandı. Bu tabloda daha az su tüketmenin yetmediği, kullanılan suyu yeniden üretim döngüsüne kazandırabilmenin gerektiği belirtildi.
“Ölçülebilir etki ile ekonomik değer aynı iş modelinde buluşuyor”
Dr. Melek Demiray, sürdürülebilirliğin tek başına bir yatırım kriteri olmadığını söyledi: “Bir girişimin çevresel ya da toplumsal bir probleme çözüm üretmesi elbette önemli; ancak bu çözümün teknolojiyle doğrulanabilir, ticarileştirilebilir ve ölçeklenebilir olması gerekiyor. Loopyon bu açıdan iyi bir örnek. Burada yalnızca ‘suyu koruyan’ bir sürdürülebilirlik hikâyesinden söz etmiyoruz. Endüstriyel ölçekte uygulanabilir hâle getirilmiş bir teknoloji, WIPO/PCT başvurusu kapsamında koruma altına alınmış bir fikri mülkiyet altyapısı ve gerçek üretim sahasında gerçekleştirilen doğrulama çalışmaları var.”
Suyun gerçek maliyeti görünür değildi
Demiray, suda gerçek maliyetin yalnızca metreküp fiyatından ibaret olmadığını belirtti: “Üretim kaybı, arıtma, kimyasal kullanımı, bakım, su kıtlığı riski ve regülasyonlara uyum gibi birçok dolaylı maliyet söz konusu. Bunların önemli bölümü bugüne kadar yatırım kararlarında yeterince görünür değildi. Ancak bu tablo değişiyor. Kuraklık, su güvenliği, gıda güvenliği ve yeni yasal düzenlemeler suyu bir çevre başlığı olmaktan çıkarıp doğrudan ekonomik bir meseleye dönüştürüyor.”
Yatırım turunun hedefini ise ticarileşme ve ihracat olarak tanımladı: “Bu yatırım turunu Ar-Ge’nin finansmanından çok, doğrulanmış teknolojinin ticarileşmesi ve ölçeklenmesi için bir büyüme sermayesi olarak görüyoruz. İlk ticari odak Türkiye’de yaklaşık 22 milyon metrekarelik modern topraksız sera pazarı. Ardından MENA ve Avrupa pazarları hedefleniyor.”
“Suyu tek kullanımlık bir girdi olmaktan çıkarıyoruz”
Faik Baykuş, geleneksel modelde suyun sisteme girip drenajla birlikte önemli miktarda su ve besin elementinin sistemden çıktığını anlattı: “Bizim yaklaşımımız suyu tek kullanımlık bir girdi olmaktan çıkarıp üretim döngüsünde yönetilen bir varlığa dönüştürmek. Loopyon’un geliştirdiği soğuk plazma (Plasma Activated Water), yani PAW teknolojisi; sudaki istenmeyen mikrobiyolojik yükü azaltırken sulama hatlarında biyofilm oluşumunu sınırlıyor ve drenaj suyunun yeniden kullanımını sağlıyor.”
Baykuş, yeniden kullanılabilecek su oranının bitki türüne, sera altyapısına, drenaj miktarına ve suyun başlangıç karakteristiğine göre değiştiğini belirterek tek bir yüzde vermenin doğru olmayacağını, su kalitesindeki iyileşmeyle yıllık üretim verimliliğinde yüzde 5-15 artış potansiyeli öngördüklerini söyledi. Temmuz 2026’da Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesindeki büyük ölçekli modern sera tesislerinde yapılan saha çalışmalarında sulama suyundaki mikrobiyolojik yükün yüzde 99,99 oranında kontrol altına alınmasına yönelik bulguların ilgili tesis tarafından belgelendiğini aktardı. Antalya, Afyon, Denizli, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Eskişehir’de farklı kaynak suları üzerinde analiz ve uygulama çalışmaları sürüyor.